SANATIN BÜTÜNSELLİĞİ DOĞRULTUSUNDA

Kaya ÖZSEZGİN

Resim sanatının genel kapsamı içinde uygulanan özel teknikler, bu sanat dalının doğası gereğidir. Anlatımı, daha ileri düzeylere ulaştırma çabaları, yeni araç-gereçleri ve teknoloji arayışlarını zorunlu kıldığından, sanatçı, bu arayış doğrultusunda sürdürür çalışmalarını. Sanat teknolojisinin şu ya da bu yönde olması, "ifade"yi belirleyici bir yol çizer; sanatsal biçimin niteliği, onu oluşturan araçgerecin türü ve cinsiyle yakından ilgilidir. Kuşkusuz boya teknolojisindeki gelişmelerin, tual resmine katkısı büyük olmuştur. Ama bu durum, resmin, alışılmış malzeme olarak salt yağlıboyaya bağımlı olduğu anlamına gelmiyor. Aynı şey, baskıresim teknikleri için de söz konusudur: Bu tür resmin teknolojik sınırı taşbaskı, ağaçbaskı ya da ipekbaskı gibi klasik sınıflandırma şemasının dışına taşmakta, bu alandaki yeni teknolojik uygulama modelleri, farklı tekniklerin bir arada kullanılmasına ya da yeni baskı efektler olanak veren değişik baskı türlerinin oluşmasına fırsat tanımaktadır. Bu bağlamda, çalışmalarını özgünbaskı ya da diyelim yağlıboya üzerinde yoğunlaştırmış bir sanatçının, bütün yaşamı boyunca sürgit özgünbaskı ya da yağlıboya resim üreteceği beklenemez. Sanatın temelindeki tasarımsal yöntemlerin çeşitliliği, sanatçıyı ister istemez yeni sanatsal teknolojiler uygulamaya yöneltecektir. üslup kararlılığı, bu tür bir arayışa engel değildir, Arayışın metodolojik konumudur önemli olan. Her şey, sanatçının çizeceği bu konuma göre oluşacak, giderek de bir üslup formasyonu yaratacaktır. Hayati Misman'ın, gravüre hem boyutsal yönde, hem de teknolojik uygulama aşamasında yeni bir soluk aldıran çalışmaları, arka arkaya gelen sergilerle yoğun bir grafik çizerken yeni sergisinde, bu kez boyaresmin örnekleriyle de zenginleşiyor. Bizde, özellikle son yıllarda, isimlerini özgünbaskı resim alanında duyurmuş sanatçıların bu alanla bağımlı kalmaksızın, boyaresimde de varlık gösterici etkinliklere yönelmeleri, aslında sanat olgusunun bütünselllğinden kaynaklanan zorunlu bir sonuçtu. Sanalı klasik yöntemlere göre sınıflandırma alışkanlığının iflas etllği bir dönemde, sanatçılan özgünbaskıcı, suluboyacı ya da yağlıboyacı gibi, kullandıklan malzemeye bakarak isimlendirmek kuşkusuz yanlış olurdu. Bir üretim biçimi olarak sanat, her tür araç ve gereçle oluşlurulan yapılanın egemen olduğu özerk (otonom) bir alandır. Orada yapıtın türü değil, kendisi önemlidir. Hayati Misman'ın özgünbaskıdan yağlıboyaya, yağlıboyadan özgünbaskıya, ya da bir başka türe veya türlere de yönelik olabilecek çalışma disiplini, bu bakımdan olağandır. Parçalı bir yüzey üzerinde, geometrik ana formun konumlandırılması, gerek yüzeyin, gerekse ana formun renk titreşimleri ve tekstür (doku) bazında biçimlendirilmesi esasına dayalı üslup karakteri, bütün resimleri birleştiren ortak özellik olarak, bu sergide de dikkat çekmektedir. Hayati Mismari, büyük parçalarla, renksel ve lekesel ayrıntılar arasında, birbirini bütünleyici ilişkiler aradığı resimlerinde, kompozisyonun önemini vurguluyor. "Gestalt" kuramı uyarınca, genel biçimin ya da kompozisyonun, kendlsini oluşturan ikincil öğeler ve elemanlarla yakın bir bağıntı içinde bulunması gerektlği inancını dile getiriyor. En verimli döneminde bulunduğuna inandığım Misman'ın sanatı, bir süredir dönüşümcü ve soyutlayıcı doğrultuda gelişen görüntüsüyle yeni aşamalara doğru uzanmaktadır.


[ Main menu ]
[ Cirriculum ] [ Awards ] [ Exhibitions ] [ Sample Paintings ]
[ E-Mail Hayati Misman ]