Fotoğraf
sanatında bir yenilik. Umarım bu yenilikle sizde karşılaştınız yada karşılaşmanız
pek yakındır. Uğur Okçu'nun SCANOGRAPH adını verdiği teknik ile yaptığı
fotoğraflar, soyut sanatın fotoğraf dilindeki verileri, yani fotoğraf soyutlamalar.
Yer yer fotoğrafa konu olan objeyi yakalayabiliyorsunuz, yer yerse onun
müzikal izdüşümleriyle algılarınız harekete geçiyor. Bu fotoğrafı bir bakışta
görüp algılamanız neredeyse olanaksız. Onu ardışığı olan süreçlerde izleyip
yaşıyorsunuz. Soyutlanmış simge ve kavramsal öğelerle yüklü olan bu fotoğraflarla
hiç yabancılık çekmeden iletişim kurabiliyorsunuz. Bu fotoğrafların diğer
fotoğraflardan farkı, kesintisiz ve zaman dilimleri olan bir izleme sürecinin
kaçınılmaz olarak yaşanması. Bu onun yaşam boyutunu oluşturuyor.
Uğur Okçu'nun
fotoğraflarından benim aldığım duyumsamalar, doğanın devingenliğini bir
süreç olarak izlerken sürekli ve değişen etkilenmeyi yaşamak. Doğanın karşısında
yaşanan duygusal süreçleri, beynin soyutlamasına denk düşen algılamalarla
coşkulu bir devinmeye dönüşüyor. Doğanın karşısında beynimiz bir fotoğraf
karesi gibi durmaz. Çoğunlukla büyük bir coşkuya kapılarak etkilendiğimiz
bir doğasal görünümün fotoğrafını çekersiniz, ama elde edilen fotoğraf ölüdür.
Çünkü orada etkileyici olan ve coşku veren sadece görünüm değildirt. Doğanın
ayırdına varamadığımız devingen süreçleri ile ilgili atmosferidir. Ressam
bunu soyutlama ile elde eder. İşte Uğur Okçu'nun fotoğrafları bu durmayan
hayatiyeti yakalıyor.
Bu fotoğrafların diğer özelliklerine kısaca değinmek istiyorum.
- Raslantısal süreçler nedeniyle, bir daha elde edebilme olasılığının yok denecek kadar az olması.
- Alternatif zenginliğine, aynı obje üzerinde çok değişik alternatiflerde boyutlar üretebilme olanağına sahip olması.
- Objeye ait soyutlamalar objeyi bilinmez hale getirmemeiş. Tam tersine yeniden anlamlanmış soyut objelere dönüştürmüş. İnsan beyninin iletişim kuramıyacağı hiç bir süreç bu fotoğraflarda yok.
- Bu çalışmalar fotoğrafa yeni bir dil, yeni bir boyut getiriyor. Geç gelişen cam üzerinde elde edilen sonuçlardan çok farklı boyutlarda.
Macerayı seven, hızlı araba kullanan, rock ve klasik müzik dinlemekten hoşlanan tez canlı Uğur Okçu, deneyler yapmaktan ve yeni tasarımlar üretmekten bıkmıyor. Yıllarca, büyük maliyetlerle yüzlerce denemeden sonra elde ettiği bu başarı ona yetmiyor. Şimdiden kafasında bir yığın deney tasarıları var. "Bu iş sadece teknik bir olay ve teknik bir kurgu değil. Ben fotoğraflarımda beyinsel duyarlılığımı yaşar hale getirmek istiyorum" diyen Uğur Okçu, hedefini her zaman çok iyi gözden geçirilmiş ayrıntılarıyla planlamasada, sonunda aradığıyla karşılaşmayı başarıyor.
Muharrem PİRE - RESSAM
|